Ücret Teorileri

ASGARİ GEÇİM DÜZEYİ TEORİSİ (Tunç Kanunu) - Ricardo

Ücretler emek maliyetine bağlıdır. Emek maliyeti de işçinin hayatını sürdürebilmesi için gereken asgari geçim düzeyidir. Malthus'un nüfus kanunundan yola çıkılmıştır. Dünya nüfusu geometrik dizi halinde artarken, gıda maddeleri aritmetik dizi halinde artar. Nüfus artışının daha hızlı olması sonucunda işgücü fazlalığı nedeniyle işçiler arasında bir rekabet yaşanır ve bu rekabet ücretleri asgari geçim düzeyine kadar çeker. Ücretlerin bu düzeyin altına düşmesi sefalet sonucunda işgücü arzının azalmasına ve ücretlerin yükselmesine, ücretlerin asgari düzey üzerine çıkması ise nüfus artışı nedeniyle işgücü arzının artmasına ve ücretlerin düşmesine neden olacaktır. Sonuç olarak uzun dönemde ücretler asgari geçim düzeyinde dengelenir.

ÜCRET FONU TEORİSİ - A.Smith, J.S. Mill

Ücretler emek arzı ve talebince belirlenir. Emek talebinin göstergesi, firmaların işçi ücretleri için ayırdığı ücret fonu miktarıdır.  Ücret fonu sermayeden hammadde alımı için gerekli miktar çıkıldıktan sonra geriye kalan kısımdır.

Ortalama Ücret = Ücret Fonu / İşçi Sayısı

MARJİNAL VERİMLİLİK TEORİSİ

19. yy'nin sonlarına doğru ortaya çıkmıştır. Tam rekabet koşullarında geçerlidir. Serbest rekabet koşullarında her bir işçinin ücreti, son işçinin marjinal verimliliğine eşit olacaktır. Ücretler, sabit üretim koşulları altında çalışmak isteyenlerin sayısının azalması veya işçi sayısı sabitken işçilerin verim artışıyla yükselebilir.